facebooktwitterflickerdiggrss









Buradasınız : Ana sayfa » Atatürk

Laikliğin kabulü hakkında kısa bilgi



Sponsorlu Bağlantılar



Saltanatın kaldırılması, hilafetin kaldırılması, Şeriye ve Evkaf Vekâleti’nin kaldırılarak yalnızca din işleriyle uğraşacak Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kurulması, tarikat ve zaviyelerin kapatılması aşamalarından geçen laikliğin tam anlamıyla yasal tabana oturtulması için, 1924 Anayasası’nda yeralan “Türkiye devletinin dini İslâm’dır” deyimini tartışmaya koyulan TBMM, 10 Nisan 1928′de Anayasa’nın ikinci maddesini değiştirip, 16. ve 38. maddeler gereğince milletvekilleri ile cumhurbaşkanının ant içerken söylemek zorunda oldukları “vallahi” sözcüğünü maddelerden çıkardı. Ayrıca, 26. maddedeki “ahkâmı şeriyenin tenfizi” (şeriat hükümlerinin yürütülmesi) sözcükleri de Anayasa’dan çıkarıldı. İnananların ibadetlerini kendi dilleriyle yapmalarını doğal bir hak olarak gören Mustafa Kemal’in, aydın din adamlarıyla yaptığı görüşmelerden sonra, 3 Şubat 1928′de hutbelerin Türkçe okunmasının kabul edilmesini, dualar ve ezanın Türkçeye çevrilmesi alışmaları izledi. 5 Şubat 1937′de Anayasa’nın ikinci maddesinde laiklik ilkesine yer verilmesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin laik bir devlet olduğunun yazılmasıyla, laiklik devrimi tamamlanmış oldu.

Sponsorlu Bağlantılar



Önceki yazımız Kadın haklarının tanınması konulu makalemizi okudunuız mu?




Benzer konular

murat
murat Hakkında :

Henüz yorum yok

Yorum Bölümü

Bizi takip edin

Arama yapın


Sponsorlu Bağlantılar